Ana Sayfa
   Haberler
   Kültür Sanat
   Kişisel Gelişim
   Sağlıklı Yaşam
   Manevi Gelişim
   Bilim Teknoloji
   Dil Öğretmeni
   İz Bırakanlar
   Aile Eğitimi
   Röportajlar
   İş Dünyası
   Medyatik
   Edebiyat
   Çocukca
   Öyküler
   Kitaplık
   Linkler
Videolar için TIKLAYIN
Fotograflar için TIKLAYIN
 YAZARLARIMIZ
Zeki Mete CAN
İki günü eşit olmamak
Gurbet ALTAY
Görmediğimiz değer
Murat ERDİN
Mezarsız insanlar ülkesi
Yakup TUTUM
Ağlarsak anlarız
Ömer Evren TANRIÖVER
Yeni Anayasa Taslağı
Recep KOÇAK
Bir hastaya vardın ise...
Meryem BAL
Bir kuru yapraktan mesajınız Var
Nazlı ÖZBURUN
Hırslı Adamlar
Alev Dönmez ÖZDERYA
Hastalıklı bir devletin sapkın politikası
Kenan TAŞ
Güçlü Görünmenin Dayanılmaz Hafifliği
Melih Yılmaz BİNGÖL
Yeni yetme
Asım YILDIRIM
Bir yolculuk
Aytuğ AKDOĞAN
İstanbul'u yaşamak...
Ebubekir ALAZCIOĞLU
Sen ve son
Özcan BEYLAN
Radyolarda kalite düşüyor
 
    Anasayfa | Röportajlar  
Türkçe tabanlı müzik yapıyorum
Türkçe tabanlı müzik yapıyorum
21 Şubat 2010 - 03:51:14
Özgün müzik sanatçısı Yusuf Eker'le yapılmış bir söyleşiyi güncelleştirip sizlerin istifadelerinize sunuyoruz.

Yusuf  bey öncelikle “EMRİNE AMADEYİM” adlı ilk albümünüz hayırlı ve uğurlu olsun.Bizimle bu röportajı paylaştığınız içinde ayrıca teşekkür ederiz,çünkü gerek sözleri ve gerekse besteleri olsun tek kelimeyle mükemmel,kusursuz bir albüm olmuş elinize sağlık…Ben hemen konuya dönmek istiyorum… Efendim öncelikle Sanatçı Yusuf EKER kimdir, nerede yaşar, müziğe olan ilgisi ne zaman başlamıştır, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

Öncelikle bizlere bu günleri gösteren Rabbimize hamdü senalar olsun ve böyle bir röportajı benimle paylamak istediğiniz içinde sizlere ayrıca şükranlarımı sunuyorum. 1986 yılında aslen Yozgatlı bir ailenin 5. çocuğu olarak Kırıkkalede dünyaya geldim. İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimimi Kırıkkalede tamamladım.Özellikle müzikle daha ilkokul yıllarında tanışmış olmam, o dönemde ozanlık geleneğinin zihnimde bıraktığı ulvi etkilerden  esinlenerek yazdığım ilk şiirlerimi bestelememe vesile oldu.Daha sonra şiirlerimi tasavvufi bir edep ve düsturla şekillendirerek, asrı saadetten Peygamber efendimizin bizlere miras bıraktığı, Mevlanaların,Yunusların ve de Hacı bektaş velilerin dile getirdikleri o ulvi aşkı ve bu aşkın tesirini elimden geldiğince şiirlerimde yansıtmaya çalıştım.Takdir edersiniz ki Emrine Amadeyim isimli ilk albümümüzle 15 temmuz 2008’de müzik piyasasına adım atarak profesyonel müzik hayatına Allahın izniyle girmiş olduk.

 

Müzik piyasasına baktığımızda albümünüzde dile getirdiğiniz tarzı nasıl adlandırıyorsunuz ve bu tarzınız piyasada nasıl karşılanıyor?

Bu sorunuzu dört kelimeyle yanıtlamak istiyorum: TÜRKÇE TABANLI EVRENSEL MÜZİK. Neden Türkçe tabanlı diye soracak olursanız… Elbette tüm eserlerin tabanı Türkçe’den beslenir ama bugün bu Türkçe’yi 300-400 kelimelik bir kavanoza sığdırmış popüler kültürle karşı karşıyayız.Ağzımız açıldığında hem 2000 yıllık bir Türkçe’den bahsederiz hem de para,şöhret,şehvet üçlüsüne bu güzel dilin hapsedildiğine şahit oluruz.Bunun için önce sanatçı Türkçe’ye hakim olacak,bugün Orhun abideleri Türkçe’nin en eski abideleri olarak bilinir,yani Türkçe Orhun abideleriyle başlar.Ben şahsen kendi araştırmalarım sonunda şu tespite vardım : bugün “İYİ” kelimesinin telaffuzuna bakarsak onlar bu kelimeyi “EYÜ” olarak dile getirirler…Yani işte fark budur,dile hakimiyet budur,eğer ki benim dilim iki bin yıl öncesine dayanmasına rağmen bu kadar benzerlik gösterebiliyorsa demek ki en az 3000 yıllık bir dille karşı karşıyayız ve bu sebeple sanatçı eserinde Türkçe’yi çok iyi , kılı kırk yararcasına işlemeli…

Efendim “EMRİNE AMADEYİM” derken burada vermek istediğiniz mesaj nedir…? Bu albüm, ruh halinizin dışa yansıması mı yoksa...

“EMRİNE AMADEYİM” demek: Hakka tavsiyeden maada hiçbir şeyi rehber edinmemek,zaman ve mekan neresi olursa olsun  kısaca ondan başkasıyla iştigal olmamak anlamına gelir.Herşeyin kirlenmeye yüz tuttuğu bir dönemde yaşıyoruz, böylesine bir hengameden ancak sağlam bir rehber sizi kurtarabilir ve yansıtmak istediğimiz mesaj da bundan ibarettir. Eğer kendinizi Sanat Adamı olarak tanımlıyorsanız bu misyonu şek ve şüphe olmadan üstlenmeniz gerekir çünkü gerçek sanat adamı bu misyonu üstlenendir.Mevlanaları,Yunusları, Hacı Bektaş Velileri asırlar evvel konuşturan ve hâlâ da canlı tutan misyon budur. Sanat sadece hoplatmak, zıplatmak, sırıtmak, kırıtmaktan ibaret olarak algılanmamalı çünkü; İslam insanlara meşru ölçülerde eğlenebilmeleri için sayısız hak ve özgürlükler sunmuştur.İslamın bahşetmiş olduğu bu sınırlar çerçevesinde insanları eğlendirmek ve onların gönüllerine seslenmek sanatın ta kendisidir ve ancak bu şekilde kesin bir sanat icrasından söz edilebilir ve bu düsturla albümün her şeyiyle ilgilendim diyebilirim.

Peki ya albümün her şeyiyle ilgilenmek zor olmadı mı?

Aslına bakarsanız benim esas branşım İngiliz Dili ve Edebiyatıdır .Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum ve şu an Yeditepe Üniversitesinde yüksek lisansımı tamamlamakla meşgulüm, ama aynı zamanda müzisyenim de. Sadece stüdyoya  girip ezgileri seslendirmek değil, işin mutfak kısmıyla da ilgilenmeyi çok seviyordum. Bu tür çalışmalarımın ilk albümümde çok faydasını gördüm.

 

Söyleşimizi sonlandırmadan önce merak ettiğim bir mevzuyu sizinle paylaşmak istiyorum… Size göre ideal bir sanatçı profili nasıl olmalıdı? Bu konudaki fikirleriniz nelerdir?

Böyle bir soruyu özellikle bana yönelttiğiniz için çok teşekkür ederim,hakikaten tartışılması ve mutlaka açıklık getirilmesi gerken bir konu bu. Açıkça ifade etmeliyim ki: Sanatçı, toplumun önünden yürüyen insandır çünkü toplum sizi böyle görür ve topluma göre sanatçı bir adım önde olması gereken insandır.Bu sebeple  Sanatçı, tertemiz, pırıl pırıl bir ayna gibi olmak zorundadır… Eğer bu ayna, kirliyse toplum da kirlenir, eğer bu ayna temizse, toplum da kendisine onlara bakarak çeki düzen verir. "Sanatçılar, bilim adamları, büyük insanlar toplumu aydınlatmak zorundadır. Eğer, bunlar toplumu aydınlatmıyorsa, orada şarlatanlar devreye girer"…Maalesef, son dönemde yaşadığımız hazin gerçek budur. Kendisini sanatçı olarak pazarlayanlar, bir şarkıyla tepeye çıkıp orada ömür boyu kalacağını zannedenler, edindiği sanal şöhrete yaslanarak gayri meşru her şeyi gözümüzün önünde gerçekleştirenler, toplumun önünde yürümeye başlamışlardır…Biraz evvelde bahsettiğim gibi her şeyin kirlenmeye yüz tuttuğu bir dönemde yaşıyoruz,o açıdan insanlara doğruyu,islamında tastiklediği doğru profilini verebilmek ancak samimi bir sanat adamına düşer,insanları doğruya ikna etmeniz,doğru mesajlarla donatmanız sizin ne kadar samimi olduğunuzla alakadardır.Bunu yaparken de dayatmanın hiçbir surette hoş olmadığını düşünüyorum. Direktiflerle kimse bir şey halledemedi bugüne kadar; ama telkin yoluyla çok şeyler değişebilir. Sevgi dahi, direktifle olmaz, telkinle olur. Gönül bağı telkinle olur, tebliğle bile olmaz. Onun için sanat adamının zaten en önemli silahlarından birisi telkindir.Bu düşünceler çerçevesinde “EMRİNE AMADEYİM” adlı özgün müzik albümümüzle dinleyenlerimize bir tutam muhabbet ve içten bir samimiyet sunmaya geliyoruz…Takdir yinede değerli halkımıza kalıyor. 


Yeni albüm çalışmanız var mı, bunun haricinde neler yapıyorsunuz?

 

 

Şu an eserlerin seçimi noktasında yapımcımız ve yönetmenimizle hemfikiriz… İnşallah ramazan ayından önce değerli dinleyenlerimizin beğenisine sunacağız…Bu arada tabiki tiyatro çalışmalarımız ve neslimizin sağlıklı bir şekilde yararlanacağı çeşitli sinema ve dizi projeleriyle de yakından ilgileniyoruz, ben bu konuda her şeyiyle örnek aldığım değerli ustam Ahmet Yenilmez beyefendiye sonsuz şükranlarımı sunuyorum.Duruşuyla tam bir ekip olarak sanatın köhne diye tabir edilen topraklarını yeşertmede bizlere o bitmez enerjisiyle rehber oluyor. Burdan hemen değerli ziyaretçilerimizi bir davetiye tadında bilgilendirelim.

İnşallah 17 ve 28 Mart tarihleri arasında Bağcılar belediyesiyle ortaklaşa düzenlediğimiz Çanakkaleye adanan tiyatro ve kolaj gösterilerimiz olacak ve ayrıca son gün eşsiz bir halk müziği ziyafeti sunacağız değerli dinleyenlere…Herkes davetlimizdir, herkesi bekliyoruz… Tekrar teşekkürler.

Yusuf Eker'e www.yusufeker.com web adresinden ulaşabilirsiniz...

 
Bookmark and Share
 
Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Röportajlar kategorisine ait diğer haberler
 21 Şubat 2010 - 02:31:43  Cazcı türkü albümü yaptı!
 21 Şubat 2010 - 03:51:14  Türkçe tabanlı müzik yapıyorum
 14 Şubat 2010 - 11:19:50  Cesur Yürek Teo
 13 Şubat 2010 - 18:19:29  Bloğum ilgi görünce kitap yazdım
 31 Ocak 2010 - 23:36:39  Her yazar çok okunmak ister
 11 Şubat 2010 - 00:32:05  Bir zamanlar İSLAM dergisi vardı
 12 Şubat 2010 - 22:57:36  AB'de bir ilahi grubu: İpekyolu
 19 Ocak 2010 - 23:52:31  Perişan FM bir radyo değildir!
 22 Ocak 2010 - 18:52:26  Eşref Ziya: Lüks içinde ilahi söyleyemezdim
 17 Ocak 2010 - 01:49:56  Minik Dualar'ın duacısı ile
 17 Ocak 2010 - 02:55:09  Cemalnur Sargut ile aşk üzerine
 17 Ocak 2010 - 03:01:17  Turuncu, Elif Ayla ile konuştu
 18 Ocak 2010 - 02:10:24  M.Bozdağ: Batı maddeye odaklandı manayı kaybetti
 03 Haziran 2010 - 18:29:26  Hedefim iyi bir bilim yazarı olmak
 10 Haziran 2010 - 17:17:26  "Filistin filmi benim için önemli"
 18 Haziran 2010 - 15:57:28  Tatilde ne yapabiliriz?
  
  
Referandum anketimizi oylayın
 SEÇİLMİŞ YAZARLAR
 SON EKLENEN VİDEOLAR
Servet Armağan
Kıl beni ey namaz
Abdussamed: Duha ve İnşirah
 SON EKLENEN FOTOĞRAFLAR
Kelebekler
Karadeniz
Dünyadan yollar
 ANKET
Referandumda oyunuz ne olacak?
EVET (100 %)
HAYIR (0 %)
 
  Künye - Yayın İlkeleri - Reklam - İletişim Formu Copyright © Tüm hakları saklıdır. BİLGİNMEDYA 2010  

Kültür,Sanat Edebiyat