Ana Sayfa
   Haberler
   Kültür Sanat
   Kişisel Gelişim
   Sağlıklı Yaşam
   Manevi Gelişim
   Bilim Teknoloji
   Dil Öğretmeni
   İz Bırakanlar
   Aile Eğitimi
   Röportajlar
   İş Dünyası
   Medyatik
   Edebiyat
   Çocukca
   Öyküler
   Kitaplık
   Linkler
Videolar için TIKLAYIN
Fotograflar için TIKLAYIN
 YAZARLARIMIZ
Zeki Mete CAN
İki günü eşit olmamak
Gurbet ALTAY
Görmediğimiz değer
Murat ERDİN
Mezarsız insanlar ülkesi
Yakup TUTUM
Ağlarsak anlarız
Ömer Evren TANRIÖVER
Yeni Anayasa Taslağı
Recep KOÇAK
Bir hastaya vardın ise...
Meryem BAL
Bir kuru yapraktan mesajınız Var
Nazlı ÖZBURUN
Hırslı Adamlar
Alev Dönmez ÖZDERYA
Hastalıklı bir devletin sapkın politikası
Kenan TAŞ
Güçlü Görünmenin Dayanılmaz Hafifliği
Melih Yılmaz BİNGÖL
Yeni yetme
Asım YILDIRIM
Bir yolculuk
Aytuğ AKDOĞAN
İstanbul'u yaşamak...
Ebubekir ALAZCIOĞLU
Sen ve son
Özcan BEYLAN
Radyolarda kalite düşüyor
 
    Anasayfa | Röportajlar  
Cazcı türkü albümü yaptı!
Cazcı türkü albümü yaptı!
21 Şubat 2010 - 02:31:43
Ünlü pop ve caz müziği sanatçısı Fatih Erkoç, yıllar sonra türkü albümü yaparak herkesi şaşırttı.

Caz dinleyenler at gözlüklerini çıkarıp diğer müziklerin güzelliklerini de görsün

Yıllarca caz söyleyen Fatih Erkoç, zaman zaman pop müziğini de icra etti. Fakat kimse ondan bir türkü albümü beklemiyordu.

Seher Yeli albümünde türküler seslendiren Erkoç, bu yolla yeni bir kitleye de ulaştı. Fakat bazı cazseverler bu durumdan çok da hoşlanmadı! Erkoç, caz dinleyicisinin at gözlüklerini çıkarıp başka müziklere de kulak vermesi gerektiğini söylüyor.

Yıllardır caz ve pop müzik söylediniz. Şimdi türkü albümü çıkardınız. Bu, bir öze dönüş mü?

Maalesef türkülerin bu kadar güzel olduğunu biraz geç keşfettim. Uzun yollarda araba kullanırken kardeşim Sinan'la eski gitaristim gitarla türkü söylerlerdi. Hakikaten hepsi de çok güzel türkülerdi. Konservatuarda klasik Batı müziği eğitimi aldım, ama daha üç yaşındayken babam bana keman aldığında Türk müziği çalıyordum. Klasik Batı müziği eğitimini ben istemedim ama iyiki de öyle olmuş. Orada trampon, piyano gibi birçok müzik aletiyle tanıştım. Sonra Norveç'te de birçok enstrümanla tanıştım. Avrupa'da ne kadar farklı enstrüman çalarsanız o kadar iyidir. Klasik Batı müziği, caz, pop müziği ağırlıklı olmak üzere Türk sanat müziği de icra ettim. Ama türkülerin eksikliğini hep hissettim. Bu albümde sözleri Karacaoğlan'a ait bir türkü var. Onu 1975 yılında Norveç'e gittiğimde bestelemiştim.

Yani türkülere merakınız çok eskiden başladı, öyle mi?

Karacaoğlan'ın şiirleri gibi hece vezniyle yazılan çalışmaları görünce ve halk kültürünü yansıtan şeyler karşıma çıkınca doğal olarak içimden beste yapmak geliyor. Bu şarkı da 75 yılında yaptığım ilk bestelerden biri, ama daha sonra üzerine düşmedim.

Uzun yıllar Batı müziği icra ettikten sonra türkü söylemek uzak gelmedi mi size? Kendinizi yabancı hissetmediniz mi?

Bazı türkülere ya da tarzlara hâlâ mesafeli olduğumu hissediyorum. Mesela bölgesel gırtlak gerektiren türküler bana yabancı. Çünkü o gırtlağı uygulayamadığımı düşünüyorum. Bu yüzden de kendi gırtlağıma yakın türküleri tercih ediyorum fakat bu kesinlikle dışlamak manasında değil. Daha kendi söylemime yakın türküleri seçtim. Bir arkadaşım "Keşke Âşık Veysel'den de bir türkü söyleseydin." dedi. Fakat benim aklıma "Benim Sadık Yârim Kara Topraktır" geliyor ve ben bu dizeyi armonize etmekte zorlanabilirdim.

Türkülerle halka mı indiniz yoksa halka mı çıktınız?

Böyle bir soruya cevap verirken kimseyi üzmek istemiyorum. Kimisi 'halka çıkmaktır', kimisi de 'halka inmektir' diyor. Müzikal anlamda tabii ki ben halktan daha bilgiliyim, ben bu konuda eğitim aldım ve çok uzun yıllardır da profesyonel olarak tecrübem var. Dolayısı ile halkla kıyasladığınızda daha iyi bir müzik bilgim var. Müzikal olarak tamamen kendi istediklerimizi yaptığımızda halk bir şey anlamaz. Burada bildik tartışma başlıyor "Sanat sanat için mi yoksa sanat halk için mi?" Ben her iki türlüsünü de yapmaya çalıştım. Fakat gençlere de söylüyorum beni bu konuda örnek almayın. Benim çalışkanlığımı örnek alsınlar ama tek bir enstrüman üzerinde yoğunlaşsınlar. Ben cazın da daha anlaşılabilir olanını söylüyorum. Çok daha anlaşılmazını yapan müzisyenler var. 50'li-60'lı yılların caz parçalarını söylemekten büyük zevk alıyorum. Dolayısı ile burada halka inmek diye bir şey olamaz. Cazın da seveni var halk müziğinin de. Ben sahip olduğum duygularla, samimiyetle bir şey gerçekleştirmeye çalışıyorum. Bu ister halka inmek olsun ister halka çıkmak olsun. Nasıl algılandığıyla çok ilgilenmiyorum.

Türkü söylemenizi eleştirenler var.

Caz severler veya klasik Batı müziği sevenler diğer müzik tarzlarını zaten sevmiyor. Siz ağzınızla kuş tutsanız da onların sevmediği bir müzik tarzından dolayı eleştirebilirler. Ben "Ellerim Bomboş" albümünü yaptığım zaman da caz dinleyen arkadaşlarımdan çok tepkiler geldi. Sadece caz dinleyip Türk müziği dinlemeyen çok insan var. Tenkit eden insanlar da sadece cazın at gözlüğüyle bakanlar. Dolayısıyla bunların at gözlüklerini çıkarmaları lazım çünkü türküler bizim kültürümüz. Bu kültürü korumamız lazım. Ben de bu toprakların yetiştirdiği bir müzisyen olarak bunu yapmak istiyorum. Ben caz çalıp söylerken aldığım keyfi türkülerden de alıyorum. Türkü söylerken, özellikle de hüzünlü olanları söylerken çok haz duyuyorum. Bu yüzden caz dinleyenler at gözlüklerini çıkarıp diğer müziklerin de güzelliklerini görsünler.

Anlaşılan caz dinleyicisi sizi fazlasıyla sahipleniyor.

Büyük ihtimalle öyle. Benim gibi hem caz hem pop hem de sanat müziği çalıp söyleyen çok fazla müzisyen yok. Fakat kimse kimseye ait değildir.

Sizi hangi dinleyicinin yaptığınız müziği daha çok anladığını düşünüyorsunuz?

Pop müziği çok fazla sanat olarak görmüyorum. Caz söylerken dinleyicinin algılamasını soruyorsanız çok azı sahici olarak algılıyor. Çünkü cazın iyi veya kötü olduğunu değerlendirmek için biraz bilmek ve eğitimli olmak gerekiyor. Ama halkın büyük bölümünün böyle bir eğitimi yok. Öbür taraftan türküler insanın kulağına hoş geliyor. Türküleri daha çok yeni söylüyorum ama katıldığım programlara gelen tepkilere bakacak olursak cazdan daha fazla dinleyicisi, kitlesi var.

Herkesin hayran olduğu, ama kimsenin albümünü almadığı bir sanatçı mısınız?

Mp3'ler varsa tabii ki albüm almayacaklar! (gülüşmeler)

Kime sorsak sizin için "Çok kaliteli bir müzisyen ama değeri bilinmiyor." diyorlar. Değeriniz bilinmiyor mu?

Hayır, yok öyle bir şey. Ortalarda görünmediğiniz zamanlarda insanlar böyle yorumlarda bulunuyor. Türkü albümü ile birlikte programlara katılınca, değerli insanlar beni onore edince insanlar hak ettiğim yere geldiğimi düşünüyor. Oysa ben hiçbir zaman "Hak ettiğiniz yerde değilsiniz." sözüne katılmadım. Sokakta, alışverişte bunu bana söyleyen çok fazla insan var. İnsanlar beni seviyorlar, sayıyorlar tabii ki hak ettiğim yerdeyim ve bulunduğum yerden de son derece memnunum. Hatta zaman zaman fazla saygı ve ilgiden dolayı rahatsız olduğumu söyleyebilirim. Daha zengin olabilirdim ama herkes başkası ile kıyaslandığında daha zengin olabilir. Saygı ve sevgi varsa bence bütün zenginlik orada.

Yeni yetme popçular iyi para kazanıyor, onlar sizden daha mı zengin?

Telifle ilgili bir sıkıntı yaşıyoruz ve almamız gereken paraları alamıyoruz. Fakat sanatçı ve yorumcu olarak ünlü olduktan sonra kazancım eksik diyemem. Ben halimden son derece memnunum. Her şeyim var, hiçbir eksiğim yok. Kimileri ile kıyasladığında herkes eksik kalabilir. ABD'li artistlerle kıyasladığınızda en zengini bile fakir kalabilir. Dolayısıyla benim böyle bir sorunum yok. Tabii ki ben de herkes gibi para kazanmayı istiyorum, hele de hayatı doğru algılamış bir insan olarak ne kadar çok param olursa olsun dağıtmayacağımı, karımı boşamayacağımı, abuk subuk şeyler yapmayacağımı biliyorum. O yüzden para gelebilir, ama ille de daha çok para kazanayım diye bir derdim yok. Kaldı ki kulüplerde çalmam için sürekli teklif geliyor, ama ben hiçbirine sıcak bakmıyorum. 7-8 yıldır sadece para kazanmak için o tip yerlerde çalmıyorum. Çok yorucu bir iş ve oralarda yaptığınız işin sanatla hiçbir alakası yok.

Hayatı doğru algılamış bir insan olduğunuzu söylüyorsunuz. Size göre hayatı doğru algılamış insan nasıl biridir?

Ben her şeyi olabildiğince orta çizgiden görmeye çalışıyorum. Çok abartıya kaçmadan yaşıyorum. Bizim dinimizde de böyle bir şey var. Günümüzde dürüstlük bir meziyet gibi algılanıyor ve ben dürüstüm bu anlamda. İnsanlara sevgiyle yaklaşmaya çalışıyorum, kendimi eğitmeye çalışıyorum. Hatalarımı yıllar geçtikçe düzelttiğimi düşünüyorum ama bazı şeyleri hâlâ yapamıyorum.

Yapamadıklarınız neler?

Mesela dinî inancım çoktur, ama bazen ibadetlerimi arada sırada gerçekleştiremediğim için üzüntüm oluyor. Ne bileyim zaman zaman namaz kıldığım oldu, onu yarım bıraktım. Bu tip şeyleri kastediyorum.

Zaman

 

 
Bookmark and Share
 
Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Röportajlar kategorisine ait diğer haberler
 21 Şubat 2010 - 02:31:43  Cazcı türkü albümü yaptı!
 21 Şubat 2010 - 03:51:14  Türkçe tabanlı müzik yapıyorum
 14 Şubat 2010 - 11:19:50  Cesur Yürek Teo
 13 Şubat 2010 - 18:19:29  Bloğum ilgi görünce kitap yazdım
 31 Ocak 2010 - 23:36:39  Her yazar çok okunmak ister
 11 Şubat 2010 - 00:32:05  Bir zamanlar İSLAM dergisi vardı
 12 Şubat 2010 - 22:57:36  AB'de bir ilahi grubu: İpekyolu
 19 Ocak 2010 - 23:52:31  Perişan FM bir radyo değildir!
 22 Ocak 2010 - 18:52:26  Eşref Ziya: Lüks içinde ilahi söyleyemezdim
 17 Ocak 2010 - 01:49:56  Minik Dualar'ın duacısı ile
 17 Ocak 2010 - 02:55:09  Cemalnur Sargut ile aşk üzerine
 17 Ocak 2010 - 03:01:17  Turuncu, Elif Ayla ile konuştu
 18 Ocak 2010 - 02:10:24  M.Bozdağ: Batı maddeye odaklandı manayı kaybetti
 03 Haziran 2010 - 18:29:26  Hedefim iyi bir bilim yazarı olmak
 10 Haziran 2010 - 17:17:26  "Filistin filmi benim için önemli"
 18 Haziran 2010 - 15:57:28  Tatilde ne yapabiliriz?
  
  
Referandum anketimizi oylayın
 SEÇİLMİŞ YAZARLAR
 SON EKLENEN VİDEOLAR
Servet Armağan
Kıl beni ey namaz
Abdussamed: Duha ve İnşirah
 SON EKLENEN FOTOĞRAFLAR
Kelebekler
Karadeniz
Dünyadan yollar
 ANKET
Referandumda oyunuz ne olacak?
EVET (100 %)
HAYIR (0 %)
 
  Künye - Yayın İlkeleri - Reklam - İletişim Formu Copyright © Tüm hakları saklıdır. BİLGİNMEDYA 2010  

Kültür,Sanat Edebiyat