Ana Sayfa
   Haberler
   Kültür Sanat
   Kişisel Gelişim
   Sağlıklı Yaşam
   Manevi Gelişim
   Bilim Teknoloji
   Dil Öğretmeni
   İz Bırakanlar
   Aile Eğitimi
   Röportajlar
   İş Dünyası
   Medyatik
   Edebiyat
   Çocukca
   Öyküler
   Kitaplık
   Linkler
Videolar için TIKLAYIN
Fotograflar için TIKLAYIN
 YAZARLARIMIZ
Zeki Mete CAN
İki günü eşit olmamak
Gurbet ALTAY
Görmediğimiz değer
Murat ERDİN
Mezarsız insanlar ülkesi
Yakup TUTUM
Ağlarsak anlarız
Ömer Evren TANRIÖVER
Yeni Anayasa Taslağı
Recep KOÇAK
Bir hastaya vardın ise...
Meryem BAL
Bir kuru yapraktan mesajınız Var
Nazlı ÖZBURUN
Hırslı Adamlar
Alev Dönmez ÖZDERYA
Hastalıklı bir devletin sapkın politikası
Kenan TAŞ
Güçlü Görünmenin Dayanılmaz Hafifliği
Melih Yılmaz BİNGÖL
Yeni yetme
Asım YILDIRIM
Bir yolculuk
Aytuğ AKDOĞAN
İstanbul'u yaşamak...
Ebubekir ALAZCIOĞLU
Sen ve son
Özcan BEYLAN
Radyolarda kalite düşüyor
 
    Anasayfa | İş Dünyası  
Her yıl ilaç gibi bir kitap
Her yıl ilaç gibi bir kitap
31 Ocak 2010 - 23:49:38
Bir ilaç şirketi olan Novartis, her yıl kültürümüze önemli bir katkı yapıyor...

Her yıl belgesel niteliği taşıyan bir kitap yayınlamayı gelenek haline getiren ilaç şirketi Novartis, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında kurulan sivil hastane binalarının hikayesini anlatan Tarihi Hastaneler adlı yeni bir çalışma hazırladı.

Novartis Türkiye Genel Müdürü Güldem Berkman ile kültür yayıncılığını ve ilaç sektörünün çıkmazlarını konuştuk.

Ocak ayında Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında kurulan sivil hastane binalarının hikâyesini anlatan bir kitap yayınlandı. 'Tarihi Hastaneler' adını taşıyan kitap bir ilaç şirketi olan Novartis'in Kültür Yayınları arasından çıktı. Yaşı 200 yıla yaklaşan ve anıtsal niteliğinden hiçbir şey kaybetmeyen hastanelerin konu edildiği kitap sağlık tarihimize ışık tutuyor. Kitabı sanat tarihçiler Zehra Tonbul ve Özgün Forta hazırlamış. Kitabın fotoğraf editörlüğünü ise Selim Seval yapmış.

Tarihi Hastaneler, Novartis Kültür Yayın-ları'nın 20. kitabı. Daha önce Usta Eller, Yaşayan Çarşılar, Yalnızlığın Işıkları Deniz Fenerleri, Trenler Anılardan Geçer gibi Türk kültür ve tarihinin tanıtıldığı kitaplar hazırlayan Novartis, her yıl belgesel niteliği taşıyan bir kitap yayınlamayı gelenek haline getirdi. Novartis'in yayınladığı kitaplar, il halk kütüphanelerine, üniversitelerin kütüphanelerine, kitaplıklara ve kültür merkezi kütüphanelerine dağıtılıyor. Kitap ayrıca satışa sunulmuyor.

Novartis, dünyanın en büyük ikinci ilaç şirketi. Yüzyıllık bir mazisi var. Genel merkezi İsviçre Basel'de. Şirket bünyesinde 100 bin kişi çalışıyor. 140'tan fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Türkiye'de 53 yılda sektörün lider firması haline geldi. Ülkemizde bulunan dört büyük üretim tesisinde yaklaşık 2 bin 600 kişi istihdam ediliyor. Türkiye'deki ilaç sektöründe payı yüzde 8.

Novartis Türkiye Genel Müdürü Güldem Berkman, kitap yayınlamayı şirketin sosyal sorumluluk anlayışının bir parçası olarak görüyor. Amaçlarını Türkiye'nin unutulmuş kültürel değerlerini öne çıkarmak olarak açıklıyor. Bir ilaç şirketinin kitaba yatırım yapmasının alışık bir durum olmadığını söylediğimizde ise "Yaklaşık otuz yıl önce bu aktivitelere başlanmış. Biz de bu mirası daha iyiye götürmeye çalışıyoruz." diyor.

Yayınlanacak kitaplar proje olarak Novartis'e geliyor. "Daha önce çok çalışılmamış ve kaynak niteliği taşıyan" proje kabul ediliyor. Gülden Berkman kriteri açıklarken "Farklı olmak istiyoruz. Bir konuyla ilgili yüzlerci kitap varsa bir tane de bizimkisi olsun istemiyoruz." ifadesini kullanıyor. 2011'de hazırlanacak kitabın projesi mart ayında belirleniyor. 9 aylık sürenin sonunda kitap ortaya çıkıyor. Yeni yılın ocak ayında da kitap dağıtılıyor. Novartis'in kültür sanata ilgisi sadece kitap yayınıyla sınırlı değil. Her yıl İstanbul Müzik Festivali'nde bir müzik grubuna sponsor oluyor.

Novartis çeşitli sosyal sorumluluk projelerine de imza atıyor. Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Yaşlılar Günü, Alzheimer Günü ve Dünya Diyabet Günü'nde sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriliyor ve halkı bilgilendiren projeleri destekliyor. Dünyadaki bütün Novartis şirketleriyle birlikte, her yıl bir iş günü "Gönüllüler Günü" olarak kamu yararına bir çalışmaya ayrılıyor. 1997 yılından bu yana her yıl nisan ayında bir gün okul boyama, yaşlılar yurdunda veya çocuk esirgeme kurumlarında çalışma, oyuncak toplama ve dağıtma kampanyaları yapılıyor.

Novartis'in önemli projelerinden biri de Türk Kadınlar Birliği ile birlikte yürütülen Novartis Sağlık Melekleri projesi. "Sağlık Melekleri", her bir kadının ailesi ve toplum için birer "sağlık meleği" olması fikrinden yola çıkarak Türkiye çapında kadınlara kronik hastalıklar konusunda sağlık eğitimi vermeyi amaçlayan bir proje. Bugüne kadar farklı illerde yapılan toplantılarda yaklaşık 4 bin kadına hipertansiyon, diyabet, kolesterol, astım, KOAH gibi kronik hastalıklar konusunda eğitimler verildi.

Şiir yazan genel müdür

Güldem Berkman, 2,5 yıldır Novartis'in genel müdürlüğünü yapıyor. Berkman, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunu. (1991) Birçok şirkette pazarlama müdürü olarak görev yaptıktan sonra 2002'de Novartis'e geçmiş. İş grubu müdürü olarak başladığı Novartis'te daha sonra satış direktörü ve pazarlama direktörü olmuş. Mart 2007'de Novartis İlaç Macaristan ülke başkanlığına atanmış. Bir yılın sonunda Novartis Türkiye'nin başına getirilmiş.

Erkek egemen olarak bilinen ilaç sektöründe kadın yönetici olmanın avantajlarını yaşadığını söylüyor Berkman. "Bayanlar daha empatik. Müşteri hedef kitlemiz de yüzde elli kadınlar yüzde elli erkeklerden oluşuyor. Dolayısıyla böyle karışık bir topluluğa erkek ağırlıklı bir servis vermek çok doğru değil." diyor.

Berkman iş hayatını maraton koşusuna benzetiyor. Başarıda zaman planlamasına dikkat çekiyor: "Sabah 08.30'da işe başlar, zil çalmış gibi 18.30'da şirketten çıkarım. Yedi yaşında oğlum var. Ona vakit ayırmam gerekiyor. İş ve özel hayattan birini yok sayarsanız maraton koşmayı imkansız hale getirirsiniz. Devamlı kafamda bir saat işliyor. O saatlere kendimi uydurmaya çalışıyorum. Zamanı planlamak çok önemli."

Berkman düzenli okuyan bir genel müdür. Her gün yaklaşık bir saat kitaba vakit ayırdığını söylüyor. Son dönemde psikoloji ve felsefe ağırlıklı okumalar yapıyor. Elif Şafak'ın Aşk romanını severek okumuş. Orhan Veli'nin şiirlerini beğeniyor. Bir dönem şiir yazmış hatta düğününde nikâh şekeri olarak "Bizim Şekerlerimiz" ismini taşıyan şiir kitabını dağıtmış.

Avrupa'nın en ucuz ilacı bizde

Türkiye'de en büyük ilaç alıcısı devlet. Bu rakam yüzde 95 civarında. Devlet eylülde çıkarttığı bir fiyat kararnamesi ile birim maliyeti düşürdü. Son kararnameye kadar olan dört yıllık uygulama şöyleydi: Dört Avrupa ülkesindeki bütün ilaçlara bakılıyor. Bizim her bir ürünümüz için bu ülkelerdeki en ucuz fiyat baz alınıyor. Onun üzerine de yüzde on da iskonto uyguluyordu devlet. Geçen yılın sonunda şöyle oldu. Bir ilacın ederi en düşük yüz lira ise 34 lira fiyat indirimine gidildi. Yani biz en ucuzun yüzde 34 altına fiyat veriyoruz. Türkiye'de Avrupa'nın en ucuz ilacı tüketiliyor. Fiyatların ciddi olarak indirilmesi eczacıların cirosunu etkileyecek bir şey. Eczacı yüz liraya sattığı bir ilacı 66 liraya satacak. Türkiye'de 24 bin eczane var. Bunların 6 bini kritik cirolarla çalışıyor. Bir anda yüzde 34 bin ciro kaybı limitte olan eczaneleri çok etkileyecek. Eczacılar bu yüzden kararnameye karşı çıktılar.

***

İşte Novartis'in önceki yıllarda çıkardığı kitaplar:

Usta Eller (2008)

Anadolu'nun birçok yerinde unutulmaya yüz tutmuş Türk el sanatlarından örnekler "Usta Eller" kitabında hayat buluyor.

Sesler ve Danslar (2007)

Bu kitapta halkoyunlarımız ve halk çalgılarımızdan örnekler verilerek, halkoyunu kültürü gelecek kuşaklara aktarılıyor.

Öbür Yanım (2006)

Farklı din, dil, ırk ve etnik kökene sahip insanlarımız, Anadolu toprakları üzerinde yüz yıllardır barış içinde kendi inanışlarını yaşıyor, kendi dillerini konuşuyor, kendi şarkılarını söylüyorlar. Novartis Kültür Yayınları, bu mozaiği "Öbür Yanım" adlı kitabıyla yansıtıyor.

Yaşayan Çarşılar (2005)

Değerleriyle ve gelenekleriyle çarşı esnafını ve çarşıları tanıtan belgesel niteliğinde geniş bir proje olan bu kitap, Türk ve yabancı fotoğraf sanatçılarının farklı bakış açıları ve yaklaşımlarıyla zengin bir görsellik taşıyor.

Yalnızlığın Işıkları Deniz Fenerleri (2003)

Ülkemizin 422 deniz fenerini konu alan bu kitap hem deniz fenerlerinin ilginç hikâyelerine hem de fener lojmanlarında yaşayan 40 "Fener Ailesi"nin yaşamına ışık tutuyor.

Anadolu'da Türk Bakırcılık Sanatının Gelişimi (1993)

Doç. Dr. Oktay Belli ve İ. Gündağ Kayaoğlu'nun hazırladıkları kitapta Türk bakırcılık sanatı örneklemelerle işlenmekte ve bakır maden ocakları üzerine kapsamlı bir araştırma yer almaktadır.

Devletin Evi Saray (1990)

Kitapta, insan-çevre, kültürel miras süreklilik-ulusal kimlik ilişkisi konusunda yapılan tartışmalara verilebilecek somut örneklerin başında gelen saray, köşk ve kasırlar anlatılmıştır.

Şifalı otları kullanırken dikkat!

"Dünyada şifalı otların trendi artıyor. Ama ölçü kaçıyor gibi geliyor bana. Bütün ilaçların kökeninde doğal malzemeler var. Yüzde doksanı doğal moleküllerden oluşuyor. Ama ilaççılar olarak ana maddenin tam tedavi edici dozunu bulmakta zorluk çekiyoruz. 80 mg mı tedavi edecek 160 mg mı? Hem tedavi edecek hem minimum yan etki verecek. İlaç bir yeri tedavi ederken başka bir yere zarar verme ihtimali olan bir ürün. 13-14 yıl süren bir çalışmayla bunları keşfedip dozlarını buluyoruz. Bu şifalı denen otların ciddi hastalıklarda ilacın yerini tutması imkansız. Bu otların işe yarayıp yaramadığını doğru düzgün bilen yok. Ayrıca hangi dozda alınacak bu da önemli. Belki de ısırgan otu 2 bardak içildiğinde bünyeye çok zarar veriyor."

Murat TOKAY / Zaman

 
Bookmark and Share
 
Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     İş Dünyası kategorisine ait diğer haberler
 21 Şubat 2010 - 02:05:22  Türkiye'nin sıradışı markaları
 31 Ocak 2010 - 23:49:38  Her yıl ilaç gibi bir kitap
 19 Ocak 2010 - 22:38:04  Beden dilini kullan, başarılı ol
 21 Ocak 2010 - 01:53:59  Aranan eleman olmanın yolu
 16 Ocak 2010 - 23:30:48  Başarıyla ilgili 7 yanlış düşünce
 16 Ocak 2010 - 23:34:15  Hata olsun ama yanlış olmasın
 16 Ocak 2010 - 23:37:25  İş yerinde yorulmaya son!
 16 Ocak 2010 - 23:40:34  Etkili özgeçmiş yazma
 18 Ocak 2010 - 16:41:11  Girişimcilik nedir?
 26 Haziran 2010 - 15:30:13  İş'e yarar CV yazın
 10 Haziran 2010 - 16:51:56  Vehbi Koç'dan müthiş öneriler
  
  
Referandum anketimizi oylayın
 SEÇİLMİŞ YAZARLAR
 SON EKLENEN VİDEOLAR
Servet Armağan
Kıl beni ey namaz
Abdussamed: Duha ve İnşirah
 SON EKLENEN FOTOĞRAFLAR
Kelebekler
Karadeniz
Dünyadan yollar
 ANKET
Referandumda oyunuz ne olacak?
EVET (100 %)
HAYIR (0 %)
 
  Künye - Yayın İlkeleri - Reklam - İletişim Formu Copyright © Tüm hakları saklıdır. BİLGİNMEDYA 2010  

Kültür,Sanat Edebiyat