Ana Sayfa
   Haberler
   Kültür Sanat
   Kişisel Gelişim
   Sağlıklı Yaşam
   Manevi Gelişim
   Bilim Teknoloji
   Dil Öğretmeni
   İz Bırakanlar
   Aile Eğitimi
   Röportajlar
   İş Dünyası
   Medyatik
   Edebiyat
   Çocukca
   Öyküler
   Kitaplık
   Linkler
Videolar için TIKLAYIN
Fotograflar için TIKLAYIN
 YAZARLARIMIZ
Zeki Mete CAN
Bilgi dolu bir site: GELİŞİYORUM
Gurbet ALTAY
Görmediğimiz değer
Murat ERDİN
Mezarsız insanlar ülkesi
Yakup TUTUM
Ağlarsak anlarız
Ömer Evren TANRIÖVER
Otitis Media
Nurullah YİĞİT
Referandum Sınavı
Recep KOÇAK
Bir hastaya vardın ise...
Meryem BAL
Bir kuru yapraktan mesajınız Var
Nazlı ÖZBURUN
Aradığın şey yanında
Alev Dönmez ÖZDERYA
Hastalıklı bir devletin sapkın politikası
Kenan TAŞ
Güçlü Görünmenin Dayanılmaz Hafifliği
Melih Yılmaz BİNGÖL
Yeni yetme
Asım YILDIRIM
Bir yolculuk
Aytuğ AKDOĞAN
İstanbul'u yaşamak...
Ebubekir ALAZCIOĞLU
Sen ve son
Özcan BEYLAN
Radyolarda kalite düşüyor
 
    Anasayfa | Öyküler  
Tıkandı Baba ve padişah
Tıkandı Baba ve padişah
17 Ocak 2010 - 00:34:01 
İnsanın nasibi olmayınca...

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor. Tıkandı baba, çay getir, Tıkandı baba, oralet getir, vs.

Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş; 'Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi', 'Uzun mesele evlat' demiş Tıkandı baba. 'Anlat baba anlat merak ettim' deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;

Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. 'Benimki de onlarınki kadar aksın' diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım.

Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden 'Onlarınki kadar akmasada olur, yeter ki eskisi kadar aksın' dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.

 Ben yine açmak için uğraşırken Cebrail göründü ve 'Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık' dedi. O gün bu gün adım 'Tıkandı baba'ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. şimdide burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.

Tıkandı baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına; 'Hergün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz'  demiş. Sultan Mahmut'un adamları 'peki' demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı baba'ya baklavaları vermişler.

 Tıkandı baba baklavayı almış , bakmış baklava nefis. 'Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim' diye içinden geçirmiş.

Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken 'Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim' demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya; 'Taze baklava, güzel baklava!' Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları beğenmiş. üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.

Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış her dilimin altında altın.

Ertesi akşam Yahudi acaba yine gelirmi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler.

Tıkandı baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş. Yahudi hiçbir şey olmamış gibi 'Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım' demiş, Tıkandı baba da 'Peki' demiş ve anlaşmışlar.

Tıkandı babaya her akşam baklavalar gelmiş ve Yahudi de her akşam Tıkandı baba'dan baklavaları satın almış.

Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut; 'Bizim Tıkandı baba'ya bir bakalım', deyip Tıkandı baba'nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan; 'Tıkandı baba sana baklavalar gelmedi mi?' demiş, 'Geldi sultanım', 'Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?', ?Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağolasınız, duacınızım'.

Sultan şöyle bir tebessüm etmiş. 'Anlaşıldı Tıkandı baba anlaşıldı, hadi benle gel' deyip almış ve Devletin hazine odasına götürmüş. 'Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir' demiş. Tıkandı baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda düştü düşecek.

Sultan demiş; 'Baba senin buradan da nasibin yok'. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış 'Alın bu adamı Üsküdar'ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin' demiş.

Padişahın adamları 'peki' deyip adamı alıp Üsküdar'a götürmüşler. 'Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım' demişler. Baba, 'Niçin ?' demiş. Askerler 'Hele sen bir beğen bakalım' demişler.

Baba, şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline 'Ne olacak şimdi?' demiş, 'Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı' demişler.

 Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş:

Vermeyince mabud, neylesin sultan mahmut!
 

 
Bookmark and Share
 
 
Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Öyküler kategorisine ait diğer haberler
 02 Haziran 2010 - 18:08:07  Ön yargılarınızı yıkın
 23 Şubat 2010 - 01:46:06  Einstein'in şöförü
 11 Şubat 2010 - 04:06:11  Herşeyin bir sahibi var, kabağında!
 30 Ocak 2010 - 21:51:08  Bu da geçer ya hû!
 05 Şubat 2010 - 22:25:57  Ömür ne kadardır?
 07 Şubat 2010 - 21:54:14  Yirmi kuruş
 22 Ocak 2010 - 06:14:09  Ülkemizden müthiş bir başarı öyküsü
 20 Ocak 2010 - 21:31:57  Affetmek kendimize iyiliktir
 17 Ocak 2010 - 00:16:16  Kişiliğin önemi
 17 Ocak 2010 - 00:25:33  Siyah duvara bakan adam
 17 Ocak 2010 - 19:05:09  İçimizde hangisini besliyoruz?
 17 Ocak 2010 - 19:00:29  Müthiş bir başarı öyküsü
 17 Ocak 2010 - 19:41:19  Okyanus gönüllü
 17 Ocak 2010 - 00:42:35  İbretlik bir öykü, herkes okumalı
 17 Ocak 2010 - 00:34:01  Tıkandı Baba ve padişah
 02 Haziran 2010 - 18:23:59  Pozitif olamaz mıyız!
 02 Haziran 2010 - 18:30:58  Bir garip insanoğlu
 02 Haziran 2010 - 18:34:38  Mutluluk gönülden vermektir
 02 Haziran 2010 - 18:50:06  En iyi sen olmak için, sabır
 18 Haziran 2010 - 15:37:22  Yanan bilir ancak
 27 Haziran 2010 - 00:37:15  Ağaçtaki saklı kuşlar
 30 Haziran 2010 - 01:25:21  Berber varsa, Allah'ta vardır
 03 Ağustos 2010 - 11:45:20  Fedakarlığın böylesi
 03 Ağustos 2010 - 23:57:31  Hiç kimse kusursuz değildir.
  
  
Bayram'da kalp sağlığına dikkat
 SEÇİLMİŞ YAZARLAR
 SON EKLENEN VİDEOLAR
Ramazan
Kolay yabancı dil için hangi teknik kullanılmalı?
Öğrenciler hangi öğrenme metotlarını kullanmalı?
 SON EKLENEN FOTOĞRAFLAR
Kelebekler
Karadeniz
Dünyadan yollar
 ANKET
Referandumda oyunuz ne olacak?
EVET (63 %)
HAYIR (36 %)
 
  Künye - Yayın İlkeleri - Reklam - İletişim Formu Copyright © Tüm hakları saklıdır. BİLGİNMEDYA 2010  

Kültür,Sanat Edebiyat